Teknoloji
Moderator
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin gezisi ile geçen haftanın ardından İran’a yönelik sert uyarıları petrolü yine hareketlendirirken borsalar düşüşe geçti. Brent petrol yüzde 1.98 yükselerek varil başına 110 doları aştı. Haziran vadeli ABD ham petrolü (WTI) ise yüzde 2.43 artışla varil başına 105.98 dolara yükselerek bu ayın en yüksek seviyesini gördü. Fiyatlardaki yükselişte, Orta Doğu’da devam eden çatışmaların küresel enerji arzına yönelik riskleri artırması etkili oluyor. Bölgede her an tansiyonun yeniden tırmanabileceği ihtimali piyasalarda fiyatlamaları zorluyor. Hürmüz Boğazı’ndan tanker sevkiyatlarının sağlıklı biçimde sürdürülememesi ve yükselen sigorta maliyetleri de küresel çapta enerji arzına ilişkin endişeleri artırarak petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketi destekliyor. Ekonomisinin yüzde 90’ı petrole bağımlı olan Irak, nisan ayında Hürmüz Boğazı’ndan 10 milyon varil petrol ihraç ettiğini duyurdu. Savaş öncesi ülkenin ortalama aylık petrol ihracatı 100 milyon varil civarındaydı.
Düşüşe geçti
ABD Başkanı Donald Trump, haftasonu sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla ilgili “derhal ve hızlıca harekete geçmeleri” gerektiği konusunda uyarıda bulundu. İran’a yönelik sert ifadeler kullanan Trump’ın, “İran için saat işliyor, derhal ve hızlıca harekete geçseler iyi olur. Aksi takdirde kendilerinden geriye hiçbir şey kalmayacak. Zaman kritik önem taşıyor” ifadelerinin ardından fırlayan petrol fiyatları, ABD Başkanı’nın akşam saatlerindeki “Katar, Suudi Arabistan ve BAE’nin talepleriyle İran’a yönelik yarın (bugün) planlanan saldırıları erteledim. Müzakereler sürüyor” sözleriyle 110 doların altına indi.
Enflasyon endişesi
Tırmanan petrol fiyatları, sönen barış umutları ve ABD ile İngiltere’deki mali kaygılar bir araya gelerek küresel devlet tahvili faizlerini son yılların en yüksek seviyesine çıkardı ve enflasyon endişelerini yeniden tetikledi.
Rusya’dan petrol alana yaptırım
Hürmüz kriziyle yaşanan krizde en büyük kazancı sağlayan ABD ikinci büyük kazancı sağlayan Rusya’ya karşı harekete geçiyor ABD’de Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar içeren yasa tasarısı üzerinde önemli ilerleme kaydedildiğini ve yakında tamamlanacağnı açıkladı. Tasarı, Rus enerji kaynaklarını satın alan ülkelere yönelik yüzde 500’e varan gümrük vergileri getirilmesini de öngörüyor. NBC News’e konuşan Graham, söz konusu tasarının, Rus petrolünü satın almaya devam eden ülkelere karşı yaptırım uygulanmasına imkan tanıyacağını belirtti. Tasarının, ABD Başkanı Donald Trump’a bu konuda geniş yetkiler vereceğini söyleyen Graham, Kongre’nin yasayı kabul etmeye yakın olduğunu ifade etti. Senatör ayrıca bu adımın Washington’a küresel ölçekte daha güçlü bir politika aracı sağlayacağını vurguladı. Ancak uzmanlar yaptırım yetkisini kullanıp kullanmama kararının tamamen Trump’ın elinde olacağına vurgu yapıyor.
43 milyon iş kaybı
Uluslararası Çalışma Örgütü ise (ILO) yayımladığı raporda Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın sadece finans piyasalarını değil, doğrudan küresel istihdamı tehdit ettiğini açıkladı. ILO, Orta Doğu’daki çatışmaların ve artan enerji maliyetlerinin küresel iş gücü piyasasını sarsarak 2026’da 14 milyon, 2027’de ise 43 milyon tam zamanlı iş kaybına yol açabileceğini açıkladı. Rapora göre, petrol fiyatlarının yüzde 50 oranında artması durumunda, dünya genelinde reel iş gücü gelirlerinin bu yıl yüzde 1.1, önümüzdeki yıl ise yüzde 3 oranında gerilemesi bekleniyor.
40 milyar dolar ek fatura çıktı
ABD’nin İran’a yönelik askeri hamleleri ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması, artan akaryakıt fiyatları nedeniyle Amerikan tüketicisine şimdiden 40 milyar dolarlık ek bir fatura çıkardı. FT’nin haberine göre ülke genelinde galon başına benzin fiyatlarının 4.50 doları aşarak rekor seviyelere ulaşması, Beyaz Saray’ı federatif akaryakıt vergisini askıya almak gibi acil önlemler aramaya zorluyor. Yükselen enerji maliyetlerinin gıda ve mortgage faizlerine de yansıdı. ABD’de 30 yıllık sabit mortgage oranları son haftalarda yeniden yüzde 7 seviyesine yaklaştı. Kanada ve Avrupa’da da mortgage faizlerinde benzer bir tablo ortaya çıktı.