Haberler
Moderator
Meltem Güneş / ANKARA -Coğrafi işaretli ürünler hem kültürel miras hem de yerel kalkınma için önemli bir değer. Türkiye’de tescilli coğrafi işaretli ürün sayısı 1800’ü aşmış durumdayken, bu ürünlerin çoğunu tarım ürünleri oluşturuyor. Coğrafi işaretli ürünlerin markalaşmasını güçlendirmek ve tüketici güvenini artırmak adına Tarım ve Orman Bakanlığı çalışmalarını hızlandırdı. Bu konuda daha önce çalıştay da düzenleyen Bakanlık, hazırladığı “Tarım ve Gıda ile İlgili Geleneksel Ürün Adı ve Coğrafi İşaretlerin Denetimi ve Turuncu Etiket Kullanımına İlişkin Yönetmelik Taslağı”nı görüşe açtı. Uygulama ile tüketicilerin, coğrafi işaretli ürünlerin daha kolay tanıması ve denetimden geçmiş ürünlerin ekonomik katma değerinin artması uluslararası pazarda hak ettiği değeri bulması hedefleniyor.
Etiket kolay görülecek
Turuncu etiketli üründe amblem ve turuncu etiket, ürün veya ambalaj üzerinde, buralarda kullanılamadığı durumlarda ise işletmede kolayca görülebilecek şekilde yer alacak. Dış ticarete konu ürünlerde İngilizce turuncu etiket kullanılabilecek. Etiket, ebatları 10x20 milimetreden küçük olmayacak şekilde kullanılacak. Ürün üzerinde sertifika numarası yer alacak.
Yemek ve çorba kapsam dışı
Taslağa göre, yeni sistemde ürünlerin kontrol ve izleme süreçlerinin daha etkin yürütülmesi için Tarım Reformu Genel Müdürlüğünce yetkilendirilmiş Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları devreye girecek. Ürünler için sertifika düzenlenecek ve kayıt altına alınacak. Üretimden tüketime kadar izlenebilirliği sağlanacak. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşları en az iki coğrafi işaret kontrol görevlisi istihdam edecek ve düzenli denetimler yapılacak. Standartlara uygun olmayan ürünlerde etiket kullanımı yasaklanacak. “Yemekler ve çorbalar” ürün grubu ile ithal ürünler yönetmelik dışında tutuldu. Yönetmeliğe uygunsuzlukta yaptırımlar ve sistemden men uygulanacak. Yönetmeliğin büyük bölümünün 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanıyor.